Fransa’da Trafik Kazası: 42 Ölü

Fransa’da Trafik Kazası: 42 Ölü

Fransa’nın güneybatısında meydana gelen trafik kazasında 42 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi de yaralandı.

fransa-kaza

Fransa’nın güneybatısında Bordeaux kenti yakınlarında bir kamyon ve otobüs çarpıştı.
Bordeaux’un Puisseguin kasabasında yerel saatle 07:30’da meydana gelen kazanın ardından iki aracın da yanmaya başladığı bildirildi.
Olay yerine 60 itfaiye eri gönderildi.
Kazada 42 kişinin yaşamını yitirdiğini, 5 kişinin de yaralandığı belirtildi.
Otobüste tatile giden emeklilerin olduğu açıklandı.
Devamını Oku
İHD’den Dilek Doğan Raporu: Polis ‘Kızını Oğlun Vurdu’ Dedi

İHD’den Dilek Doğan Raporu: Polis ‘Kızını Oğlun Vurdu’ Dedi



İHD’nin, Küçükarmutlu’daki polis operasyonunda yaralanan ve hayati tehlikesi devam eden Dilek Doğan hakkında yazdığı rapora göre, Doğan’ı vurduğu iddia edilen polis, Doğan’ın annesine dönerek “Bak kızını oğlun vurdu” dedi.
dilek-doğan-ihd

İstanbul Sarıyer Küçükarmutlu’da, 18 Ekim’de yasadığı Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’ne (DHKP-C) yönelik olarak yapılan operasyon sırasında evinde vurulan ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakımda olan Dilek Doğan’ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Kadın Komisyonu, Sarıyer Küçükarmutlu Mahallesi’nde evinde vurulan Dilek Doğan için hazırladıkları raporu açıkladı.
Raporda Dilek Doğan’ın abileri Mehmet ve Emrah Doğan’la yapılan görüşmeler yer aldı.
Mehmet Doğan’ın eve gelen polislerin 15-20 kişi olduklarını, evde kimlerin olduğunu sorduktan sonra arama yapacaklarını söyleyerek içeri girip canlı bomba ihbarı olduğunu, bu yüzden de kimliklerini istediklerini anlattı.
Dilek Doğan’a üst üste iki kez “Sen kimsin?” diye soru sorduğunu ve ardından içeri girildiği kaydedildi. Ağabeylerin anlatımına göre, özel tim amiri 50 yaş civarında, kilolu 1.80 boylarındaki şahıs “Biz işimizi sizden mi öğreneceğiz” diyerek silahı ateşledi, Dilek Doğan yere yığıldı ve silahı ateşleyen kişinin Doğan’ın annesine dönerek “Bak kızını oğlun vurdu” dedi.

‘Hastane abluka altına alınmıştı’

Doğan ailesinin avukatlarından Zehra Özdemir’in raporda yer alan tanıklığı ise şöyle:
“Dilek’e ilk müdahale Baltalimanı’nda yapıldı. Saat 05.00 sıralarında Okmeydanı’na getirildi. Geldiğimizde tüm hastane çok sayıda polisle abluka altına alınmıştı. Hastanenin tüm girişlerini kapattılar. Özel harekâtçılar yüzlerinde maskelerle etten duvar örerek, aileyi, kahkahalarıyla bir saat boyunca taciz ettiler.”

‘Yargısız infaz’

Raporda, olayın bir yargısız infaz girişimi olduğu da belirtildi.
Dilek Doğan’ın ile ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında operasyona katılan polislerin ifadesi alınmaya başlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında operasyona katılan bazı polis memurlarının ifadelerinin alındığı belirtildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Küçükarmutlu’da, 18 Ekim’de yasadığı Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’ne (DHKP-C) yönelik olarak yapılan operasyon sırasında 25 yaşındaki Dilek Doğan, evlerinde arama yapan polis tarafından vurularak ağır yaralanmıştı.
Annesi Aysel Doğan, “Polisler eve ayakkabı ile girdi. Kızım da ‘galoş giyin’ deyince tartışma çıktı. Silah sesi duydum ve kızım yere yığıldı”demişti.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise arama sırasında evde bulunan kişilerden birinin, polisin silahını almaya yeltenmesi üzerine çıkan kargaşada göğsünden vurulduğu belirtilmişti.
İstanbul Memur Suçları Soruşturma Bürosu’nun talebi üzerine İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından Doğan’ın vurularak ağır şekilde yaralanmasına ilişkin gizlilik ve kısıtlama kararı alındı.
Devamını Oku
“Sınıf Başkanlığı Bile Yapamayacak Birine Ülke Teslim Etmişiz”

“Sınıf Başkanlığı Bile Yapamayacak Birine Ülke Teslim Etmişiz”



HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, Başbakan Davutoğlu’nu eleştirdi, “Sınıf başkanlığı yapamayacak birine 80 milyonluk ülke teslim edilmiş durumda. Saraydan habersiz sokağa çıkamıyor. Şimdi bu Başbakan çıkmış bizi tehdit ediyor” dedi.
selahattin-demirtaş-30-temmuz
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Küçükçekmece’de düzenlediği İstanbul 3. bölge kahvaltı etkinliğine katıldı.
Burada konuşan Demirtaş, neden seçim mitingi yapmadıklarını anlattı, iktidarı eleştirdi:

‘Neşeli seçim kampanyası yürütmemiz mümkün değil’

“Daha Ankara katliamının taziyesini yüreğimizde taşırken daha mezarlarımızın toprağı kurumamışken coşkulu büyük sevinçli mitingler yapabilecek ruh hali de yok halkımızda. Bu normaldir. Taziyesi olan bir toplumuz. Her gün cenazelerin Türkiye’nin her tarafına gittiği bir toplumuz.
“Böyle bir ortamda neşeli bir seçim mitingi kampanyası yürütmek de mümkün değil. Biz yapamıyoruz. Yapabilenler yok mu? Var tabi ki. Örneğin ülkenin Başbakan’ı. Bizi miting yapamamakla suçluyor. Özrü, suçlaması kendi kabahatinden büyük. Dehşet bir şey. Bu ülkede muhalefetin neden miting yapmadığını ya da yapamadığını ya anlamaktan uzak ya da anlıyor da kendini anlamazlığa veriyor.”

‘Rakip olarak meydanlarda görmekten memnunuz’

“Bütün suç sizindir sizin. Şu anda ülkenin içinde bulunduğu şu kan revan ortamından siz sorumlusunuz. Sayın Davutoğlu’na sürekli ‘Başbakan olamadın olamadın’ dedim diye galiba o da hiç başbakan olduğunu idrak edemedi. Çok söyledik bunu galiba o da kendini hep muhalefet lideri gibi gördü.
“Hiçbir zaman başbakan olduğunu ve ülkede olup bitenden sorumlu olduğunu idrak edemedi. Konuşmalarını bir dinleyin zannedersiniz ki biz iktidardayız, halka hesap vermek zorundayız. Kendisi muhalefette sürekli bizden hesap soruyor.
“Ne diyelim yani işin doğrusu ülkemizde bu acılar olmasa biz kendisinden memnunuz. Rakip olarak kendisini meydanlarda görmekten memnunuz. Bir şikayetimiz yok. Bunlar iyisi dostlar başına. Bizim için kolay lokma.

‘Başbakan çıkmış bizi tehdit ediyor’

“Bir söylediği bir söylediğini tutmayan, ne söylediğini bilmeyen, siyasetin s’sinden bile anlamayan, halkın duygu ve düşünceleriyle alakası olmayan bir siyasi parti genel başkanı. Şahsen benim itirazım olmaz. Kolay lokma bizim için. Ama ülke için kökü zarar. Biz böyle bir adama ülkeyi teslim etmişiz.
“Sınıf başkanlığı yapamayacak birine 80 milyonluk ülke teslim edilmiş durumda. Sınıf başkanlığı yapamaz, bir sınıfı yönetemez. Onu hangi sınıfın başına başkan olarak getirseniz sınıfta kavga çıkar. 80 milyonluk ülke aylardır buna teslim işte. Ne güvenliği sağlayabiliyor, ne huzuru sağlayabiliyor. Ne kamplaşmayı, kutuplaşmayı önleyebiliyor, ne barış adına bir adım atabiliyor, ne de inisiyatifi var. Saraydan habersiz sokağa çıkamıyor. Şimdi bu Başbakan çıkmış bizi tehdit ediyor.”
Devamını Oku
Erdoğan, Ankara Katliamı’nı Dört Örgüte Bağladı

Erdoğan, Ankara Katliamı’nı Dört Örgüte Bağladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Katliamı’nın yapanları yeniden kolektif örgütler olarak tanımladı ve IŞİD, PKK, PYD ve El Mahaberat’ın kolektifte yer aldığını söyledi.
recep-tayyip-erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAK- İŞ 13. Olağan Genel Kurulu’nda konuştu.
Ankara Katlimı’yla ilgili konuşan Erdoğan “İşte neler yaptıklarını görüyorsunuz. Şurada Gar’ın önünde… Bakın bu yaşanan olay terörün nasıl kolektif uygulandığını gösteren bir olaydır. Şimdi kalkıyorlar ‘efendim burayı DAEŞ yaptı, bunu bilmem kim yaptı.’ Bu tamamen bir kolektif terör eylemidir. Burada DAEŞ de var, burada PKK da var, burada El Muhaberat da var, burada Suriye’nin kuzeyindeki PYD terör örgütü de var. Hepsi beraber ortak olarak bu eylemi planlamışlardır” dedi.
Kürt yurttaşların durumu çok iyi ayırt etmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Çünkü bunlar için insan canının değeri yoktur. Asla ona kıymet vermezler. Her terör eyleminin ardından yurt içinde, yurt dışında algı operasyonuna başlıyorlar” dedi.

‘Ülkenin yangın yerine dönmesine izin vermeyeceğiz’

“Daha eylemin olduğu anda kalkıp da ‘bunu saray yaptı’ diyenlerin ne mantığının olduğunu artık anlayın. Çünkü ortak çalışıyorlar” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Terör örgütü kan akıtacak, bunlar da çıkacaklar manşetleriyle, ekranlarıyla, siyasetçileriyle o terörü, o terör örgütlerini, o teröristleri himaye edecekler. Senaryo bu. Bu Paralel Yapı, bu malum medya kuruluşları, terör örgütleri ve bazı siyasi partiler kendi çıkarlarını, kendi rantlarını düşünüyor olabilirler. Fakat biz hiçbir zaman ‘ben’ demedik, her zaman ‘biz’ dedik. Allah korusun memleket yangın yerine dönse uzaktan bunu keyifle seyredecek kadar ülkelerinden ve milletlerinden, milletinden kopmuş durumdalar.
Biz ne bu ülkenin yangın yerine dönmesine ne de bu hainlerin keyiflenmesine müsaade etmeyeceğiz. Biz bu büyük davanın, bu kutlu davanın hasbelkader ismi öne çıkmış bir neferiyiz. Şahsıma ‘muhtar bile olamaz’ dediklerinde bunu bana değil, aslında bu millete, Hak-İş’in de sancaktarlığını üstlendiği bu kutlu davanın neferlerine söylüyorlardı. Bugün de Cumhurbaşkanlığı makamına oturan şahsım değildir, cumhurun ta kendisidir.”

Diktatör eleştirilerine yanıt

“Bakın şimdi, televizyonlara, meydanlara çıkıp, sağda solda pervasızca, edepsizce, ahlaksızca diktatör kavramını kullananlar var. Allah aşkına soruyorum, siz 28 Şubat’ta neredeydiniz, 12 Eylül’de neredeydiniz? 12 Eylül’ün paşası cumhurbaşkanlığı yaparken bir kez olsun bu kelimeyi, bu kavramı kullanabildiniz mi? Diktatör kavramını 28 Şubat’ta o brifinglere gittiğinizde kullanacaktınız, kullandınız mı? Gerçek diktatörlere bir kez olsun diktatör diyebildiniz mi? Diyemezler, diyemediler. Çünkü bunlar cennetmekan Sultan Abdülhamit Han’a diktatör diyenlerin adeta neslidir, onların devamıdır.
Bunlar merhum Özal’a diktatör diyenlerin neslidir. Hiç değişmez, aynı şablon, aynı kalıp, aynı slogan devam ediyor. Cumhuriyet tarihinin seçimle gelmiş, yüzde 52 oy oranıyla gelmiş bir cumhurbaşkanına karşı bu tür sıfatlar kullanan kişiler iki yüzlüdür. Milletim kimin ne olduğunu biliyor. Bunlar hiçbir zaman millete konuşmadılar. Bugün de millete konuşmuyorlar. Çünkü iki yüzlü tavırlarını millete yutturamazlar. Bunlar başka yerlerde iş tutuyorlar, mesajlarını başka yerlere veriyorlar. Kendi hesaplarınca uluslararası çevrelerle, uluslararası medyayla, oralardaki bir takım kuruluşlarla söylem birliğine girip, güya burada operasyon yapacaklar, algı operasyonu yapacaklar, ameliyat yapacaklar. Onların kimlerle yürüdüklerini biz çok iyi biliyoruz. Ama biz milletle yürüdük, milletle yürümeye devam edeceğiz.”
Devamını Oku
22 Ekim 2015 Ünlülerin İnstagram Resimleri

22 Ekim 2015 Ünlülerin İnstagram Resimleri




😁😁maca niye bakiosak 👀👀👀hadee iyi gceler

DEMET AKALIN (@demetakalin) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()



Çizmeler giyildi @cesarepaciotti @sametdincoz ☔️💦😂

@petekdincozkodaloglu tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()



Çiğdem Batur (@cigdembatur) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()







Hazar (@hazarergucluu) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()




Yağmur Tanrısevsin (@tanrisevsin) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()






ezgi mola (@ezomola) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


İrem Sak (@sakzade) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Cuneyt Ozdemir (@cuneytozdemir) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


deryabaykal (@deryabaykal) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


edaataspinar (@edaataspinar) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Jessica Alba (@jessicaalba) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Şükomla güne başladım 😇😇😇 @leylaünerermaya

Demet Özdemir (@1demetozdemir) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()







Devamını Oku
Cem Küçük, Nevşin Mengü’yü De Tehdit Etti

Cem Küçük, Nevşin Mengü’yü De Tehdit Etti



Star gazetesi yazarı Cem Küçük, CNN Türk spikeri Nevşin Mengü’yü “Medya hayatını bitireceğim” diyerek tehdit etti.
nevşin-mengü

Star gazetesi yazarı Cem Küçük, Kanal 24’te Yeni Akit yazarı Ersoy Dede ile sundukları “Günün Manşeti” programında CNN Türk spikeri Nevşin Mengü’yü tehdit etti.
İddiaya göre Nevşin Mengü, Cem Küçük’ün telefon numarası ve ev adresini paylaştı, Küçük de programda Mengü için şunları söyledi:
“Özür dilemezsen geri adım atmazsan ben seni bitireceğim. Bitirdiğimi de bütün Türkiye şahit olacak. Benim oturduğum ev adresini ortaya çıkaracaksın, ben de sana bunun hesabını sormayacağım. Özel hayat neymiş göreceksin, kendi özel hayatını göreceksin.
“Biz bunlara medya kavgası olsun merhamet gösteriyoruz ama Nevşin Mengü görecek. Bu bir kavgaysa adam gibi yapılabilir yazıyla çiziyle… Ama böyle bel atına özel hayata benim çocuğumun yaşadığı mesken bilgilerini atıyorsan ben bunun hesabını sorarım. Nevşin Mengü’nün medya hayatını bitireceğim.”
Mengü’den yanıt
Nevşin Mengü, Küçük’ün sözlerine sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan karşılık yanıt verdi.
“Gazetecilik hayatımı bitirecekmiş! Buyur birader elinden geleni ardına koyma”

Küçük, Ahmet Hakan’ı da tehdit etmişti

Küçük, daha önce de Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan’ı tehdit etmişti.
“7 Haziran seçimleri öncesi PKK’nın baş propagandisti Ahmet Hakan’dı. Bunu bilmeyen yok. Türk milleti Coşkun’un tüm ihanetlerini kaydetti ve elbette bedelini ağır ödetecek. Şizofreni hastaları gibi hâlâ kendini Hürriyet’in Türkiye’yi yönettiği günlerde zannediyorsun. İstersek seni sinek gibi ezeriz. Bugüne kadar merhamet ettik de hâlâ hayatta kalabiliyorsun.”
Küçük’e yönelik Ahmet Hakan’ın avukatlarının başvurusu üzerine ‘ölümle tehdit’, ‘öldürmeye tahrik’, ‘hakaret’ ve ‘iftira’ suçlamalarından soruşturma başlatılmış, soruşturma kapsamında 21 Ekim’de ifade vermişti.
Devamını Oku
Hakkari’de ‘Yıldırım Düşmesi’ Sonucu 4 Asker Yaşamını Yitirdi

Hakkari’de ‘Yıldırım Düşmesi’ Sonucu 4 Asker Yaşamını Yitirdi



Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Dağlıca bölgesinde operasyona çıkan Jandarma Özel Harekatı Timi’nin üzerine ‘yıldırım düşmesi’ sonucu 4 asker hayatını kaybetti, 11 asker ise yaralandı. 
asker-ölümleri

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Dağlıca bölgesinde operasyona çıkan askerlerin üzerine yıldırım düştüğü bildirildi.
Doğan Haber Ajansı’nın (DHA) haberine göre, Jandarma Özel Harekatı Timi’ne yıldırım isabet etmesi sebebiyle 4 asker yaşamını yitirdi, 11 asker ise yaralandı. Yaralı olan askerlerin hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.
Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) yerel kaynaklara dayandırdığı haberine göre ise ‘bölgede olumsuz hava koşullarının bulunmadığı, askerlerin çıkan çatışmada yaşamını yitirdiği’ iddia edildi.
Genelkurmay Başkanlığı ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.
Devamını Oku
Davutoğlu’ndan ‘Beyaz Toros’ Açıklaması: Sözlerimin Arkasındayım

Davutoğlu’ndan ‘Beyaz Toros’ Açıklaması: Sözlerimin Arkasındayım



Başbakan Davutoğlu, tepkilere neden olan ‘beyaz Toros’ açıklamasının arkasında olduğunu söyledi, “90’lı yılların terörüne de, 90’lı yılların JİTEM’ine de bu halkı teslim etmeyeceğiz,” dedi.
ahmet-davutoğlu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Urfa mitinginde, Van mitinginde sarf ettiği, “AK Parti iktidardan indirilirse buralarda terör çeteleri dolaşacak, beyaz Toroslar dolaşacak,” sözleriyle ilgili olarak konuştu.
Davutoğlu, sözlerinin arkasında olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Van’da ne dediysem geçen gün arkasındayım. 90’lı yılların terörüne de, 90’lı yılların JİTEM’ine de bu halkı teslim etmeyeceğiz. Allah şahit kim 90’lı yıllara dönmek isterse onun karşısında çelik bir iradeyle duracağız, demir gibi tek bir yumruk olarak duracağız.
“Kim 90’lı yıllarda olduğu gibi aynı mantıkla insan hak ve hürriyetlerini yok sayarsa onların karşısında da duracağız. Ama 90’lı yıllarda olduğu gibi terör çeteleri kuranların da karşısında duracağız. Dediklerim terörün ve teröre sırtını dayayanların zoruna gitmiş. Çünkü onlar 90’lı yılları özlüyorlar. İsterler ki daha çok Kürt genci ölsün, daha çok Türk genci ölsün de Türklerle, Kürtler, Araplar birbirine girsin.”

‘Beyaz Toros’a tepkiler

Başbakan Davutoğlu’nun sözleri tartışma konusu olmuştu.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Beyaz Toroslar demek ki garajlarda bekletiliyor. 13 yıldır bitirmemişler, nerede durduklarını biliyorlar. Başbakan kendisi itiraf etti,” demiş ve “Vanlılar sana 1 Kasım’da öyle bir cevap verir ki, seni o beyaz Toros’un bagajına kapatıp, Ankara’ya postalarlar. Sonuçlar ortaya çıktığında ne demek istediğimi daha iyi anlarsın,” ifadelerini kullanmıştı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Davutoğlu’nun ‘beyaz Toros’ açıklamasını ‘şantaj’ olarak nitelendirmişti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise, Davutoğlu’nun sözlerini Meclis’in gündemine taşırken, Davutoğlu’na, “1990’lı yıllarda ‘Beyaz Toroslar’ sebebiyle ortaya çıkan faili meçhul cinayet sayısı kaçtır?” diye sordu.
Devamını Oku
Bahçeli: Beyaz Toros Bir Şifre mi, Örgüt Mü?

Bahçeli: Beyaz Toros Bir Şifre mi, Örgüt Mü?

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Başbakan Davutoğlu’nun Van’da düzenlenen mitinginde Beyaz Toros’larla ilgili söylediği sözleriyle ilgili, “Van’daki konuşmasında AKP düşerse diyor. Düşerse ne olur? Milleti tehdit ediyor. Bu arada beyaz Toros ortaya atıyor. ‘Bu bir şifre mi? Örgüt mü?” dedi.
devlet-bahçeli

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli CNN Türk yayınında gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Bahçeli’nin açıklamlarından satırbaşları şöyle:

Ankara Katliamı

“Gelişmeler üst üste olmuştur. Diyarbakır’da patlama, Suruç’ta canlı bomba olayı oldu. Arkasından Ankara’daki büyük facia… Türkiye üzerinde terörün boyutu nedir, amaçları nereye kadar uzanmaktadır? Bunlarla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
“Mesela IŞİD diyorlar… IŞİD’le ilgili bilgiler yeni mi, yeni değilse neden saldırı öncesi uygulamaya konulmadı? 102 kişi hayatını kaybettikten sonra yapılan operasyonlar var. Bazı deliller var. Bunların üzerine gidilmesi gerekiyor. Terör kokteyli diyerek işi sulandırıyorlar, kendilerini kurtarmak istiyorlar.

Beyaz Toros

“Van’daki konuşmasında AKP düşerse diyor. Demek ki düşme ihtimali var. Kafasının bir kenarında var. Düşerse ne olur? Milleti tehdit ediyor. Bu arada beyaz Toros ortaya atıyor. ‘Bu bir şifre mi?  Örgüt mü?’ İktidar düştükten sonra iktidarın neden düştüğünün intikamını alabilecek bir yedek örgütlenme midir?
“Bu Toros’un başka bir anlamı daha var. 1 kilo toz 1 Toros. 3 kilo toz 1 minibas. Bölgenin ifadesi ile. 5 kilo toz 1 otobos. Acaba Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Ahmet Davutoğlu bu toz ile çok yakından alakalı olup beyaz Toros ile ne ilişkileri var? Kamuoyunu bu şekilde saptırmanın ne anlamı var?
“Toz da beyaz olduğu için. Tozdan kazanılan servetle alınan arabalara beyaz Toros denmiştir. Acaba bu böyle midir? Halkın ifadeleri bu. Benim özel bir araştırmam yok. Basının özellikle üzerinde durduğu bir konu. Türkiye’de  bir beyaz toz ticareti kötü alışkanlıklara gençleri sevk eden yapılanmalar var. Acaba bu o mudur? Yoksa bizim bilmediğimiz bir örgüt müdür?

Cumhurbaşkanı Erdoğan

“Sayın Cumhurbaşkanı sürekli konuşuyor, anayasal sınırları aşıyor. Alaycı bir üslupla konuşması insanları zor duruma sokuyor.
“Recep Tayyip Erdoğan sevenleri kadar nefret edilen biri haline gelmiştir. Eğer sen “kuzu kuzu gelecekler” diyorsan millet bana yetki verirse bozkurt gibi kaçak saraya girer gerekeni yaparım. Cumhurbaşkanı kendi kafasına göre ülkeyi yönetme anlayışına son vermeli.

5. parti

“Koalisyon şartlarını zorlayacak bir katılım olursa 5. parti ortaya çıkabilir. 5. partiyi zaman gösterecek.
“5. parti bir başka partinin parçalanması anlamında değil, belki de seçim sonuçları bir partiyi beşinci parti olarak Meclis’e getirecektir. Recep Tayyip Erdoğan’ın vesayetinden bu milleti ve özellikle AKP’yi kurtarmak lazım.

1 Kasım seçimleri

“1 Kasım seçimleri 7 Haziran seçimine göre daha bir önem arz etmektedir. Bu seçim sonucu, önemli kaoslar yaratabilir, kabuslar yaratabilir. Bunları dikkate almak gerekir. Mesela çok az bir farkla  Adalet ve Kalkınma Partisi devletin tüm imkanlarını seferber ederek medyayı aşırı derecede kullanarak halk ile temaslarını çok değişik ilişkiler kurmak suretiyle geliştirerek birinci parti konumuna geldiği zaman sayın Cumhurbaşkanı daha önce kullandığı bir ifadeyi hayata geçirebilir.
“Bu bir fiili durumdur. Başkanlık sitemini ilan ediyorum ben de devlet başkanıyım dediği anda önemli bir kaos. Türkiye bir kabus yaşar. Kabullenmiyor. Kaçak sarayda otururken partisi önemli bir yüzde 9 oranında oy kaybetmişken kalkıp bir fiili durumdan bahseden bir kişi tek başına bir iktidar durumunu bulduğu anda bu fili durum ve bunun uygulamaları Türkiye’de bir kabus ortamı ortaya koyabilir. Sıkıntılar olur. Böyle bir sonuç elde edilmez ise o zaman parlamentoda temsil edilecek olan partiler bulunmaktadır. AKP ile CHP’nin koalisyonuna zemin hazırlayan davranışlar sergileniyor.
“Bu defa da koalisyon yapılanması ile Türkiye yönetimsiz kalırsa o zaman yaşanacak sıkıntılar çok daha boyutlu olabilecek. 1 Kasım seçimleri fiili duruma ortam tanımayan, ama ülkeyi de yönetimsiz bırakmayan istikrar içerinde  milletimize hizmet sunacak bir tabloyu ortaya koyması gerekir. 1 Kasım seçimleri, 7 Haziran benzer bir tablo olursa, koalisyon çalışmaları da sonuçsuz kalırsa, o zaman siyasi partilerde bir kaynama, arayış ortaya çıkar. Bu 5’nci bir partinin doğmasına vesile olabilir. Bu geçmiş dönmelerde yaşanmıştır. Bu yeniden bir seçimi zaruri kılar. Fakat Türkiye bu seçimi kaldıramaz.”
Devamını Oku
Putin: Suriye’de Hükümet Ve Kürtler Güçlerini Birleştirmeli

Putin: Suriye’de Hükümet Ve Kürtler Güçlerini Birleştirmeli

Rusya Devlet Başkanı Putin, Valday Kulübü Toplantısı’nın kapanış oturumundaki konuşmasında, “Suriye’de hükümet güçleri ve Kürt güçler terörle mücadelede güçlerini birleştirmeli” dedi.
vladimir-putin

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Soçi’de bu yıl 12.’si düzenlenen “Savaş ve Barış arasındaki Toplumlar: Geleceğin Dünyasında Çatışma Mantığını Yenmek” başlıklı Valday Kulübü Toplantısı’nın kapanış oturumunda konuştu.
Putin burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

‘İran tarafından gelebilecek bir tehdit yok’

“Rusya, İran’ın nükleer programıyla ilgili uluslararası anlaşmanın imzalanmasının ardından, ABD’nin füze savunma programını hafifletmesini beklemekte de haklıydı.
“İran’ın nükleer programıyla ilgili sorun çözümlendi. İran tarafından gelebilecek bir tehdit yoktu. Şimdi de böyle bir tehdit yok.
“Teröristleri ‘ılımlı’ ve ‘ılımlı olmayan’ olarak ikiye ayıramazsınız. Suriye’deki terörist grupları yenmek tüm problemleri çözmeyecek ancak siyasal çözüm için gerekli koşulları yaratacak.

‘Hükümet ve Kürt güçleri birleşmeli’

“Suriye’de hükümet güçleri ve Kürt güçler terörle mücadelede güçlerini birleştirmeli.
“Suriyeliler geleceklerinin nasıl olacağına baskı, ültimatom ve şantajlarla değil uluslararası toplumun desteğiyle karar vermeli.

‘Operasyonların tek amacı barış getirmek’

“Suriye’deki terörist gruplara yönelik hava operasyonlarımızın olumlu bir etkisi olacak. Amacımız bu ülkedeki krizin siyasal çözümü için gerekli koşulları oluşturmak.
“Suriye’deki operasyonlarımız meşrudur. Bu operasyonların tek amacı barış getirmek. Suriye’deki terörist mevzilerinin yerleri hakkında Batılı ortaklarımızla bilgi paylaşımı yapmaya yakınız.
“Suriye konusunda koordinasyon çalışmalarında ilerleme sağlandı. Savunma bakanlığı aracılığıyla birçok ülkeyle uluslararası temaslar kurduk.”
Devamını Oku
Yüksekdağ:Bombaların Hedefinde Ben Vardım

Yüksekdağ:Bombaların Hedefinde Ben Vardım

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, Antep’te kendisinin katılacağı mitinge yönelik bombalı saldırı düzenleneceği yönündeki haberin doğru olduğunu söyledi.
figen-yüksekdağ

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, seçim çalışmaları kapsamında Mardin’de sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve partililerin katıldığı toplantıda bir araya geldi.
Yüksekdağ’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

‘2 canlı bombaya ulaşılmış değil’

“Ankara saldırısı 4 kişilik bir ekipten bahsediliyor. Bunlardan 2’si Ankara’daki mitingimize dönük saldırıyı gerçekleştirmede görevlendirildiği söyleniyor. Ve dışarıda kalan, Ankara saldırısına katılmayan 2 canlı bombanın da HDP Genel Merkezi’ne dönük bomba yüklü bir araçla saldırı düzenleme içerisinde olduğu söyleniyor.
“Şu an 2 canlı bombaya ulaşılmış değil. Bunlar hala kayıplar. Bu bilgeye Antep merkezde, bizlere aktarılması, aslında doğrusunu söylemek gerekirse, sızması üzerinden öğrendik. Hükümetten aktarılmış bir bilgi değildir. Hükümet bu konularda bizlere bir bilgi aktarımı, uyarılar ve tedbirler geliştirmemiz amaçlı bir bilgilendirme yapmıyor bu zamana kadar. Bu son saldırıyı hükümet kanadından öğrenmedik.
“Bir ucu Antep’te olan bir operasyon sonucu bize yansıyan bilgiler bunlar. HDP Genel Merkezi’ne dönük bomba yüklü bir araç saldırısından söz ediliyor. İkinci bir saldırı daha var. Antep’te benim katılacağım mitinge dönük bir saldırı. Hatta bu mitinge dönük saldırının bizler büyük mitinglerimizi iptal ettikten sonra, ilçelerde yaptığımız halk buluşmasından birisine yönlendirildiğini de öğrendik.
“Bizler hükümet kanadından bilgilendirilmedik. Canlı bombanın benim Antep Şehitkamil ilçesinde Vatan Mahallesi’nde yapacağım halk buluşmasına bombalı saldırı düzenleneceği yönünde bir bilgi ulaştı bizlere. Evet, bunlar doğru bilgilerdir.”

‘Beyaz Toros’lar gitti siyah Ranger’lar geldi

“Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, Türkiye gündemine bomba gibi düşen bir sözü var. Çok ağır bir suçu, Van’daki miting meydanında itiraf etti. ‘Eğer AK Parti’yi iktidardan indirirseniz’ Beyaz Toros’ların dolaşacağıyla tehdit etti.
“Bu halk 15 yıllık AK Parti iktidarında savaşın binbir türlüsünü gördü ve yaşadı. Yıllardır beklettiği Beyaz Torosları ve içindekilerle birlikte bir süre kızağa aldıklarını ve son dönemde bunu katliam timleri olarak çalıştırdıklarını görüyoruz. Son 8 ayda buralarda yaşananlara bir bakın. Çok açık bir şekilde 90’lı yılları aşan bir devlet terörü uygulanıyor.
“Açık bir faşizm uygulanıyor. Ve bütün tanıklar ve bütün yaşanan deneyimler gösteriyor ki, o dün 90’lı yıllarda Beyaz Toros’ların içinde gezen katliamcı çetelerin altına bu sefer, siyah camlı Ranger’lar çekmişler. Onları daha da güçlendirmişler, palazlandırmışlar. Bugün aynı 1990’lı yıllardaki çeteler, katliam timleri Van sokaklarında, Mardin sokaklarında, Amed sokaklarında dolaşıyorlar.”
Devamını Oku
Saldırı Uyarısı İddiaları Yalanlandı

Saldırı Uyarısı İddiaları Yalanlandı

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) İstanbul Başkonsolosluğu, sosyal medyada, İstanbul'da bazı semtlere yönelik olası terör saldırısı uyarısı iddialarını twitter hesabından yalanladı.

Saldırı uyarısı iddiasına ABD'den yanıtABD İstanbul Başkonsolosluğu'nun resmi twitter hesabında "ABD Başkonsolosluğu'nun İstanbul'daki belli bölgelerden uzak durulmasına ilişkin uyarıları hakkındaki haberler doğru değildir" mesajına yer verildi.
Mesajda, ABD Büyükelçiliği tarafından yayınlanan son güvenlik notunun linkine de yer verildi.
Bilgilendirme notunda, Ankara'da yaşanan terörist saldırıların herhangi bir uyarı olmadan meydana gelme olasılığı olduğu ve bütün resmi ABD görevlilerinin ve onlara bağlı kimselerin bir dahaki uyarıya kadar Türkiye çapında her türlü siyasal gösteri, yürüyüş ve kalabalık toplanmalardan uzak durmaları konusunda uyarıya yer verildi.
Sosyal medyada, ABD Büyükelçiliği'nin İstanbul'da merkezi bazı noktalarda terör saldırısı ihtimaline karşılık ABD vatandaşlarını uyardığı iddiaları dillendirilmişti.
Devamını Oku