Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAK- İŞ 13. Olağan Genel Kurulu’nda konuştu.
Ankara Katlimı’yla ilgili konuşan Erdoğan “İşte neler yaptıklarını görüyorsunuz. Şurada Gar’ın önünde… Bakın bu yaşanan olay terörün nasıl kolektif uygulandığını gösteren bir olaydır. Şimdi kalkıyorlar ‘efendim burayı DAEŞ yaptı, bunu bilmem kim yaptı.’ Bu tamamen bir kolektif terör eylemidir. Burada DAEŞ de var, burada PKK da var, burada El Muhaberat da var, burada Suriye’nin kuzeyindeki PYD terör örgütü de var. Hepsi beraber ortak olarak bu eylemi planlamışlardır” dedi.
Kürt yurttaşların durumu çok iyi ayırt etmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Çünkü bunlar için insan canının değeri yoktur. Asla ona kıymet vermezler. Her terör eyleminin ardından yurt içinde, yurt dışında algı operasyonuna başlıyorlar” dedi.
‘Ülkenin yangın yerine dönmesine izin vermeyeceğiz’
“Daha eylemin olduğu anda kalkıp da ‘bunu saray yaptı’ diyenlerin ne mantığının olduğunu artık anlayın. Çünkü ortak çalışıyorlar” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Terör örgütü kan akıtacak, bunlar da çıkacaklar manşetleriyle, ekranlarıyla, siyasetçileriyle o terörü, o terör örgütlerini, o teröristleri himaye edecekler. Senaryo bu. Bu Paralel Yapı, bu malum medya kuruluşları, terör örgütleri ve bazı siyasi partiler kendi çıkarlarını, kendi rantlarını düşünüyor olabilirler. Fakat biz hiçbir zaman ‘ben’ demedik, her zaman ‘biz’ dedik. Allah korusun memleket yangın yerine dönse uzaktan bunu keyifle seyredecek kadar ülkelerinden ve milletlerinden, milletinden kopmuş durumdalar.
Biz ne bu ülkenin yangın yerine dönmesine ne de bu hainlerin keyiflenmesine müsaade etmeyeceğiz. Biz bu büyük davanın, bu kutlu davanın hasbelkader ismi öne çıkmış bir neferiyiz. Şahsıma ‘muhtar bile olamaz’ dediklerinde bunu bana değil, aslında bu millete, Hak-İş’in de sancaktarlığını üstlendiği bu kutlu davanın neferlerine söylüyorlardı. Bugün de Cumhurbaşkanlığı makamına oturan şahsım değildir, cumhurun ta kendisidir.”
Diktatör eleştirilerine yanıt
“Bakın şimdi, televizyonlara, meydanlara çıkıp, sağda solda pervasızca, edepsizce, ahlaksızca diktatör kavramını kullananlar var. Allah aşkına soruyorum, siz 28 Şubat’ta neredeydiniz, 12 Eylül’de neredeydiniz? 12 Eylül’ün paşası cumhurbaşkanlığı yaparken bir kez olsun bu kelimeyi, bu kavramı kullanabildiniz mi? Diktatör kavramını 28 Şubat’ta o brifinglere gittiğinizde kullanacaktınız, kullandınız mı? Gerçek diktatörlere bir kez olsun diktatör diyebildiniz mi? Diyemezler, diyemediler. Çünkü bunlar cennetmekan Sultan Abdülhamit Han’a diktatör diyenlerin adeta neslidir, onların devamıdır.
Bunlar merhum Özal’a diktatör diyenlerin neslidir. Hiç değişmez, aynı şablon, aynı kalıp, aynı slogan devam ediyor. Cumhuriyet tarihinin seçimle gelmiş, yüzde 52 oy oranıyla gelmiş bir cumhurbaşkanına karşı bu tür sıfatlar kullanan kişiler iki yüzlüdür. Milletim kimin ne olduğunu biliyor. Bunlar hiçbir zaman millete konuşmadılar. Bugün de millete konuşmuyorlar. Çünkü iki yüzlü tavırlarını millete yutturamazlar. Bunlar başka yerlerde iş tutuyorlar, mesajlarını başka yerlere veriyorlar. Kendi hesaplarınca uluslararası çevrelerle, uluslararası medyayla, oralardaki bir takım kuruluşlarla söylem birliğine girip, güya burada operasyon yapacaklar, algı operasyonu yapacaklar, ameliyat yapacaklar. Onların kimlerle yürüdüklerini biz çok iyi biliyoruz. Ama biz milletle yürüdük, milletle yürümeye devam edeceğiz.”